27 Eylül 2010 Pazartesi

Eveeettt...
Uzun bir aradan sonra yine birlikteyiz...
Bakalım neler yapmısım bu arada..
Yurda basladm, ardından okul acıldı ve dersane... Allaam ben ne yapiciim.. Sınav stresi öldürüyor bni... Ve en kötüsü uzun zamandır hic ask yok hayatımda... Ask istiyorum... Platonik bile olur.. Aska öyle susadımki...

Note: yazım hatam varsa affedin telefondan bu kdar oluyo... Kucak dolusu sevgiler


akd

25 Eylül 2010 Cumartesi

Metro-Tramvay-Metrobüste Karşılaşılan Anormal İnsalar Anısına


Ömrüm Tramvaylarda geçer benim. İstanbul trafiğinde midem ağzımda otobüs çekiceğime Tramvayla ordan oraya yürüme  labirent misali aktarmalar yapmaya razıyımdır. razıyızdır. AKD de bu işin içinde tabi Kafi varsa o da vardır nokta .
Yıllar yılı süregelen bu durumda yaşadığımız güle güle öldüğümüz pek çok anormal insan oldu Bu yazı o anormal insanlar için yazılmakta.

Vol-1
Zeytinburnunda Kabataştan Bağcılara aktarma yapıcaz tam. Bizim gözler düşmüş saat bilmem kaç sabahtan beri ayaktayız. Tam Bağcılar tramvayının önünde bir teyze sinsice yaklaştı yanımıza. Saniyeler sonra kırıcağı potu sezmiş gibi Sesinde bir mahcubiyetle beraber o dehşet cümleyi kurdu.
-Kızım bu vagonların hepsi Bağcılaramı gidiyor?
-Yok teyzem şu ikici olan Ankaraya gidiyor. Ondan sonrakide Manisaya. Ahanda bizde Antalyaya gidiyoruz ondan buna binicez şimdi.

Vol-2
Gene bir aktarma sonucu yeni binilen Tramvayda felaket bir koyun boku kokusu vardır. Bildiğin ahır kokuyor. Ama biz alışık olduğumuz için o tramvayın hep koyun boku kokmasına yadırgamıyoruz kendi halimizdeyiz. Tam bu sırada Önümüze evgezmesine gittikleri her halinden belli olan 2tane ev kadını oturdu. kucaklarındada 3 4 yaşlarında biri kız biri erkek olmak üzere 2 tane çocuk. Diyaloğu yorumsuz geçiyorum.
-Ay Koyun kokuyor burası.
-Ne koyunu kız koyun boku kokuyo istanbulun orta göbeğinde.
Erkek olan çocuk- Koyun boku kokuyomuş.
Kız olan çocuk-bağırarak- Eneeee koyun sıçmış buraya. Bu ablalar mı koyun? Onlar mı sıçmış buraya? Kaka bok göt.

Gözbebeklerimizin yarıçapını 2ye katladığı o anda bide yüzümüze tükürdü bokyiyesicevelet. 

Vol-3
Metroda gene cam kenarı kafi yanında Akd bir eve dönüş yolunda. Tam karşımızda dibimizde gene filmlerden fırlama 2tane şaşılası teyzecik. Basma etekleri gıdıklarından düğüm yaptıkları yazmaları ve herkese yukardan bakan tavırlarıyla ölünesiler. Diyalog aynen böyle.
-Gız göye dönüncede dersin istanbullarda metrolarada bindim diye.
-Oda bir şey mi abla metrobüslerede bindim dicem. Gızz Aşşa maalledekilerde kıçlarını yesinler.

Yapma Be Teyze

insan unutkan olunca bu kadar oluyor. Devamını dehşet bir yazı olarak Akd den bekliyor ve bu muhteşem insanlar için bir alkış istiyorum.
Öperim.

23 Eylül 2010 Perşembe

Koy göte Rahman gitsin

Bugün birrrkez daha imana gelmiş bulunmaktayız AKDlen. Küfür etmeme kararı aldık. Kararıma sadık kalıyorum küfür etmiyorum, yazıyorum.
Şimdi iyi güzel cici bici olalım küfür etmeyelim. Dedikoduda yapmıyalım. Başkalarınıda eleştirmeyelim. Böyle ütopik bir kişiliğe bürünelim. Ders çalışalım test çözelim koyun olalım ilkokul çocuğu muamelesi yapıldığında başımızı eğelim hatta saçlarımızı örelim.
amaaa abi ortam orospularına, ölümüne yavşaklara, dibine kadar amelelere, en Sınırsızından mallarada kafam girsin.
Koy göte rahman gitsin (bunu rahvan olduğunu biliyorum ama rahman demeyi seviyorum. özgür oluyorum seçimimi yapıyorum. kendimi seviyorum. öperim. ) diyorum bunlardan vazgeçiyorum.
Ne uğruna?
yaşıycaksam eğer yaşadığıma değicek biri gibi olmak için.
peki Kafi kim?
Bastırılmış hayatın, duyguların ve kısıtlanmış hayallerin sınırsız konuşan ağzı.
Öperim .

Dünse berbat bir sıkılma vardı içimde anlatamıycağım derecede. Sebepse yaklaşık bir senedir hiç çıkarmdığım yüzüğümü lise görünümlü ilkokulda hocalardan birine kaptırmamak için çıkarmamdı. Ne taşıysa artık zaten depresyonda olduğum bir dönemde rahatlatsın diye biri vermişti. Ve cidden takmayınca çoook sinirli oluyorum. Annemi deli edip kardeşimin ağzına sıçtıktan ve küçük çapta bir sinir krizi geçirdikten sonra annem uyuz olsun diye yatağıma gittim amacım 1 saat falan uyumaktı gelgelelimki saat 19.30 olmasına rağmen kolumu bile kaldıramıyordum. 6 saat kesintisiz uykunun ardından dün bütün gece ayaktaydım 2 3 saatlik uykuyla duruyorum şuan.
Bünyemede sıçtım tam oldu .
Akd nin de yurttan bu haftasonu eve gelmesi beni dehşet mutlu etti şu an . Yüzüğümde boynumda yani sinirli değilim.
şimdi gidicem kendime Kahve yapıcam sonra ben var ya ders çalışıcam.
Öperim .

19 Eylül 2010 Pazar

Hem Penaltı Hem Gol

Şu an sadece yazı sıçasım var.
Durumlar berbatımsı, kusturası, sıçtırası. yarın lise hayatımın son yılının ilk günü. ve ben yeni bir okuldayım. yeni okul stresi falan yok yeni okul stresi ne oğlum. ilk gün streside yapmam ben hiç. herşey olucağına varır. Çok rahatım kahretsin. Akd yurda kaçaaar Kafi buralarda ıssız yalnız kalır. yarın karga bokunu yemeden bu ıssız sokaklarda tek başıma okul yolunda ............allahım beni Fatmagülünkilerden koru.
Fatmagülün yapımcılarına  koyıyım Fatmagülün suçu neyse ne de benim Güahım ne ? ben ki istanbulun ıssız sokaklarının kızı hiç korkmadan heryerde sürterdim. İçe sıçıyorum lan.
Akd de yok.
Hem Penaltı Hem Gol amınakoyim. kimse kafiyi düşünmüyor.

11 Eylül 2010 Cumartesi

Ben var ya !



Neden seviyim ki insanları ? Ne verdiler bana ? Neyi sırf bei düşünerek yaptılar ? Onları sevmem neden umurlarında ? 
Ben kimseyi sevmiyorum. 
Ben ne olduğumun farkındayım cehennemde yaşıyorum farkındayım . benim içimde cennet falan yok . Mutlu olduğun yer cennetinmiş yiyorlar oğlum bizi. Cennet mennet yok arıyorum ben herşeyi yaptım bulmak için. Hayvan sevdim lan ısırdı. İnsan sevdim ağzıma sıçtı. yedim içtim siktim konuştum sustum herşeyi yaptım. şu hayatta yemediğim bok kalmadı. Cennet falan yok oğlum . yiyorlar bizi. 
mutlu olmak diye birşeyde yok. Zaaflarım var. Seviyorum lan onları. Onlar sayesinde insan olabiliyorum. Ben anormal derecede güçlü olmak istemiyorum ki. Ben öyle herkesin sevgilisi olmak istemiyorum ki. Ben öyle her yakışıklı benim olsunda istemiyorum. Bi tane olsun benim olsun da demiyorum oğlum ben sevgili de istemiyorum. Ne istediğime anında karar veriyorum ben. o anda yapıyorum. Ben canım ne isterse onu yapıyorum. Siktiriboktan hırslar uğruna ruhumun keyfinden olmaya niyetim yok. Siktiriboktan insanlar uğrunada !! 
sıçıcam sikicem ölümüne yaşıycam canım ne istiyosa onu yapıcam uzun planlar yapmıycam hayal kurmuycam kurarsamda olabilitesi yüksek derecede düşük hayaller kurucam şarkı söyliycem serdar ortaç dinliycem 20 kilo vericem topuklu ayakkabı giymiycem Solculardan nefret edicem Kroları koruycam apaçilerden korkucam 
Ben var ya ! Canım ne istiyorsa onu yapıcam. 
Şimdi zıbarmak istiyorum. 
Siktirolupgidiyorum

Kafi

ben bu yazıyı sana yazdım

ben bu yazıyı sana yazdım sayın dünden beri gözüme giren ibne toz parçası;
ne olur terk et artık gözümü, yapmadığım şey denemediğim yöntem kalmadı. bırakta normal hayatıma geri döneyim. bu ızdırapla nasıl yaşarım bilemiyorum. bütün malım mülküm senin olsun.

.........
dün öğlen sultanahmette bir tekel bayiinin önünde arkadaşı bekliyordum. sonra bir rüzgar çıktı ve kader o entrikalı oyununu oynadı. gözüme bir toz tanesi kaçtı. bütün gün uğraştım; yıkadım, ovaladım, sabunladım, bişeler soktum, mendille temizledim, ağlamak için soğan kokladım(normal şartlarda bi ağlama gerçekleştiremedim),damla damlattım hatta amuda bile kalktım.. ama geçmedi geçmedi geçmedi..
yaz günü burnumdan akan sümüğün haddi hesabı kalmadı. "bir elimde selpak bir elimde damla umrumda mı dünya?" yani umrumda değildi. tek umrumda olan şey gözümdeki o.ç. toz parçasıydı. acımı yaprak sarması bile dindirmedi.
sabah kıpkırmızı ve pörtlek bir gözle dünyaya bakıyordum artık. çaresizlik dizboyuydu. ama artık o toz parçası batmıyordu. iki ihtimal söz konusuydu: ya onla yaşamayı öğrenmiştim ya da dualarım kabul olmuş çekip gitmişti. neyse efenim insan içine çıkacak hal kalmamıştı. bir kaç saat bekledim inmeye kızarıklığı geçmeye başladı. şimdi normal bir insana döndüm.

NOT: rüzgar esince gözünüzü sımsıkı kapatın.

akd

10 Eylül 2010 Cuma

yazı sıçmak

Dün bütün gün evdeydim. Hatta odamdaydım. Sıkıldım, patladım, çatladım. Annemin beni tam bir kız yapmaya çalışmasından bıktım usandım. Ben küçükken evcilik oynamayıp, evcilik oynayanların oyununu bozan, bir köşede oturup salak salak dedikodu yapmayıp onun yerine mahallenin futbol takımında oynayan, tekme tokat sokak kavgalarına karışan biriydim. Bu anlattığım şeyler 5–12 yaşına kadar geçerliydi. Ama benim daha nasıl biri olduğum daha küçükken belliymiş. Etek giymezmişim, ben erkeğim diye tuttururmuşum.
Ama şimdi annem elbiselerle, eteklerle, tokalarla doldurmaya çalışıyor beynimi. Boya küpüne sokmak istiyor benliğimi. Akşam dayanamadım en sonunda bağırdım çağırdım çıktım evden. Sonrada direkt bir arkadaşımın yanında aldım soluğu.
İki sigara çıkardı. “Parlement mi marlboro mu?” normalde sigaraya karşıyımdır ama “parlement” dedim. Uzattı sağ elindekini, yaktı içmeye başladık. Ben ağızdan içiyorum sadece, o müptelası zaten. “Baban geldi” dedi. “hay amk” dememe kalmadı öksürük krizine boğuldum. İbne dumanı çekiyim diye öyle yapmış.
Sonra   Eyüp’e geçtik. “Bir nefes nargileye cafe” ye gittik. Meğersem bizim bir aç arkadaş daha ordaymış. Geçtik yanlarına.  “Şeftali-nane nanesi az olsun” dedim herife. Herif biraz mal mal baktıktan sora “peki” dedi ve gitti. Abartısız yarım saate getirdiler. Neyse başladık içmeye. Sakarlığım tuttu ve nargileyi yere düşürdüm. Herkes bize baktı tip tip. Zeminde tahtaydı biraz tırstım közlerden dolayı. Hemen müdahale ettiler. İçmeye başladık vesselam. Sonra mal arkadaşın teki “buna üflesem ne olur” dedi. “denede gör” dedi öteki. Bu bir üfledi nasıl abandı ama. Tabi ateş çıktı folyodan. Herkes bize baktı yine. Parayı nasıl ödedik nasıl kaçtık hatırlamak bile istemiyorum.


NOT: bu günkü planım yemek yemek, internnette takılmak, yürümek, eve gelmek, yemek yemek, sıçmak, uyumak.

akd